Genç film yapımcısı İsmet Müstecep’in on yılı aşkın süredir dünyanın farklı köşelerinde biriktirdiği insan hikâyeleri, sekiz bölümlük YOLCU adlı belgesel serisine dönüştü. Üç kıtada, sekiz farklı ülkede çekilen ve kadim toplulukların yaşamlarını mercek altına alan belgeselin ilk tanıtımı izleyiciyle buluştu.
Belgeselin ortaya çıkış hikâyesi, aslında bir merakla başlıyor. Küçük yaşlardan itibaren sinemaya ilgi duyan İsmet Müstecep, lise yıllarında çektiği “M.İ.T ve Bordo Bereliler” adlı amatör uzun metraj filmle internette milyonlarca izlenmeye ulaştı. Bu erken başarı, onu 2017 yılında T.İ.M filmi ve Netflix’te yayınlanan BÖRÜ dizisinin yapım ekibine taşıdı. Genç yaşta profesyonel sektöre adım atan Müstecep, kısa süre sonra sırt çantasını alarak yola çıktı. Yaklaşık on yıl boyunca 40’tan fazla ülke gezdi, farklı kültürlere karıştı, kaybolmaya yüz tutmuş topluluklarla vakit geçirdi ve onların hikâyelerini birer birer kayıt altına aldı.
Bugün ise o uzun yolculuğun meyvesi olan YOLCU, yalnızca bir belgesel serisi değil; aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş yaşam biçimlerine ve insana dair evrensel değerlere bir yolculuk niteliği taşıyor. Belgesel; Moğolistan’da geyiklerle birlikte yaşayan Duha Türkleri’nden, Amazon ormanlarında doğayla iç içe tedavi yöntemleri geliştiren Emberá yerlilerine; Tanzanya’da avcı-toplayıcı bir yaşam süren Hadzabe halkından, Kuzey Afrika’da çöl geleneklerini sürdüren Berberilere kadar birçok farklı topluluğun yaşamını gözler önüne seriyor.
İlk tanıtım videosu Kuzey Afrika’daki çekimlerin ardından yayınlanan belgesel, dört mevsimi kapsayan bir zaman diliminde, üç kıtaya ve sekiz ülkeye yayılan çekimlerle hazırlanıyor. Müstecep’in kamerası, modern dünyadan uzak, doğayla iç içe yaşayan, fakat giderek unutulan hayatları en sade haliyle kayıt altına alıyor.
Belgeselin teması, yalnızca etnografik gözlemlerden ibaret değil. YOLCU, modern hayatın hızına kapılıp geçmişle bağlarını koparmış bireyi, yeniden köklerine bakmaya çağırıyor. Tüketim kültürünün, dikkat ekonomisinin ve sürekli bir telaş halinin egemenliğinde savrulan insanın, özünü hatırlaması için bir davet sunuyor. Belgeselin tanıtımında yer alan “Koşuyoruz ama nereye?” sorusu, bu sorgulamanın temelini oluşturuyor.
İsmet Müstecep, projesini şu sözlerle anlatıyor:
“Bu proje, benim için yolda gelişen anların kaydı. Kameramla, doğayla uyum içinde yaşayan ince ruhlu insanların hayatlarına konuk oluyorum. Onlardan öğrendiklerimizi en yalın haliyle izleyiciye yansıtmak istiyorum. Şu anda hem ulusal hem de uluslararası yayıncılarla görüşmelerimiz sürüyor. Belgeselimiz, 2026’nın ortasında yayına hazır olacak.”
İstanbul’un tarihi Balat semtinde başlayan sinema tutkusu, bugün farklı coğrafyalarda kaydedilmiş onlarca yaşam hikâyesine dönüşmüş durumda. Yıllar süren araştırma ve çekimlerin ardından hayata geçirilen YOLCU, izleyiciyi hem zamansal hem mekânsal olarak farklı yerlere götürmeyi, hem de insana dair evrensel bir dil kurmayı hedefliyor.