Bill Morrison’a Selanik Belgesel Film Festivali’nden Altın İskender Onur Ödülü

Multimedya sanatçısı Bill Morrison, belgesel sinemasına yaptığı katkılar nedeniyle Selanik Belgesel Film Festivali’nin 28. edisyonunda Altın İskender Onur Ödülüne layık görüldü. Festival kapsamında Morrison ayrıca “Gizli Çerçeveyi Ortaya Çıkarma” başlıklı bir ustalık sınıfı da gerçekleştirdi.

The New York Times tarafından “kayıp filmlerin şairi” olarak tanımlanan Morrison, ustalık sınıfında kısmen hasar görmüş arşiv görüntülerinden oluşturduğu çalışmalarından örnekler paylaştı. Sanatçı, özellikle nitrat bazlı eski film arşivlerini ortaya çıkarma ve restore etme çalışmalarıyla tanınıyor.

Resimden Sinemaya Uzanan Yol

Sanat hayatına ressam olarak başladığını belirten Bill Morrison, daha sonra üç boyutlu bir sanat formu olarak gördüğü sinemaya yöneldiğini söyledi. Eğitim aldığı The Cooper Union for the Advancement of Science and Art’ta, deneysel animasyonun önemli isimlerinden Robert Breer’in çalışmalarından büyük ölçüde etkilendiğini ifade etti.

Breer’in kendisini deneysel sinemanın öncü yönetmenlerinden Ken Jacobs’un eserleriyle ve Library of Congress’in 1896–1912 yılları arasına ait kağıt baskı film arşiviyle tanıştırdığını anlatan Morrison, bu arşivlerin kariyerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.

Arşivlerden Doğan Sinema

Ustalık sınıfında, bir boksör ile bir Sufi dansçının yer aldığı nitrat film parçaları ile 1899’da Brooklyn Bridge’nden geçen bir tramvayı gösteren arşiv görüntülerini içeren Outerborough (2005) filminden kesitler izleyicilerle paylaşıldı. Ayrıca 1930’da gangster Al Capone’un serbest bırakılmasını bekleyen kalabalığı konu alan Release (2010) filmi de programda yer aldı.

Morrison, eski nitrat filmlerin çoğunun yıllarca tavan aralarında ya da bodrumlarda unutulduğunu, daha sonra miras yoluyla kütüphane koleksiyonlarına kazandırıldığını belirterek, modern tarama teknolojileri sayesinde bu kırılgan materyallerin artık dijital ortama aktarılabildiğini söyledi.

Sanatçı, bu görüntüleri yalnızca arşiv materyali olarak değil, insanlık hafızasını ve zamanın izlerini anlatan sanatsal bir anlatım biçimi olarak kullandığını ifade etti.

Öğrencilerden Yoğun İlgi

Aristoteles Üniversitesi Sinema Bölümü öğrencilerinin de katıldığı ustalık sınıfı, genç sinemacılar için hem öğretici hem de ilham verici bir deneyim olarak değerlendirildi.