Türk edebiyatının usta yazarı Aziz Nesin’in unutulmaz eserlerinden “Hadi Öldürsene Canikom”, yeni bir yorumla tiyatro sahnesine dönüyor. Vigor Kültür Sanat yapımı olan oyun, 26 Mart’ta Beyoğlu’nun köklü sahnelerinden Ortaoyuncular Ses Tiyatrosu’nda prömiyer yapacak.
Yönetmenliğini ve dekor tasarımını Barış Dinçel’in üstlendiği oyunda, Günay Karacaoğlu, Zeynep Kankonde ve Bülent Alkış aynı sahneyi paylaşıyor. Aziz Nesin’in mizah ve hiciv ustalığını taşıyan eser, modern insanın yalnızlık ve sevgisizlik duygusunu ironik ve düşündürücü bir anlatımla sahneye taşıyor.
Yönetmen Barış Dinçel: “Aziz Nesin’le aynı yaştayım”
Provaları süren oyun hakkında konuşan yönetmen Barış Dinçel, eserle kurduğu kişisel bağı şöyle anlattı:
“Aziz Nesin bu oyunu yazdığında 55 yaşındaydı ve ben de bugün aynı yaştayım. Dünyaya onun karikatürize bakışıyla bakabilmek benim için çok keyifli. Oyunda kadın-erkek ilişkileri, yaşlanma ve insanın içindeki çocuğun hiçbir zaman tamamen kaybolmaması gibi pek çok an var. Bu yönleriyle Aziz Nesin’le güçlü bir paralellik kurduğumu hissediyorum.”
Dinçel ayrıca, oyunun daha önceki sahnelemelerinden farklı bir yorum benimsediklerini belirterek, eserin aslında yaşla sınırlı bir hikâye olmadığını vurguladı. Ona göre karakterler, yalnızca yaşlı kadınlar değil; büyümeyi bir türlü tamamlayamamış iki çocuğun ruhunu taşıyor.
Günay Karacaoğlu: “Aziz Nesin’e her zaman ihtiyacımız var”
Oyuncu Günay Karacaoğlu ise klasikleşmiş bir metni sahnelemenin heyecanını dile getirdi:
“Aziz Nesin gibi büyük bir yazarın oyununu oynamak bizim için çok heyecan verici. Bu dönemde de her zaman olduğu gibi onun diline ve o hınzır mizahına ihtiyacımız var. Biz de sahnede onun anlatmak istediğini seyirciye en iyi şekilde aktarmaya çalışacağız.”
Zeynep Kankonde: “Yalnızlığı ajite etmeden anlatıyoruz”
Oyuncu Zeynep Kankonde, oyunun bugüne uyarlanırken modern dünyanın yalnızlığına dikkat çektiğini ancak bunun dramatik bir ajitasyona dönüştürülmediğini söyledi. Ona göre oyun, yüzeyde romantik ve muzip görünse de alt metninde oldukça hüzünlü bir gerçeklik barındırıyor.
“Bu acıyı büyütmeden, ‘ah vah’ demeden, daha rasyonel bir bakışla ele alıyoruz. Zor ama çok güçlü bir metin; biz de hakkını vermeye çalışıyoruz.”
Bülent Alkış: “Bu sahnede olmayı dilemiştim”
Oyuncu Bülent Alkış ise oyunun zamansız bir hikâye taşıdığını vurgulayarak, Aziz Nesin’in hicivlerinin hâlâ güncelliğini koruduğunu söyledi. Alkış için prömiyerin Ortaoyuncular Ses Tiyatrosu’nda yapılması ayrıca özel bir anlam taşıyor.
Pandemi döneminde tiyatroya ara vermek zorunda kaldığını belirten oyuncu, kızını tiyatroyu gezdirdiği bir gün sahnede tekrar alkış almayı dilediğini ve bu dileğin şimdi gerçekleştiğini ifade etti.
Yalnızlığa karşı iki komşunun hikâyesi
Oyun, eski bir apartmanın rutubetli bodrum katında yaşayan iki komşu kadının hikâyesini anlatıyor. Huysuzluk ile umut, yalnızlık ile dostluk arasında gidip gelen Diha ve Siyen’in tekdüze hayatı, bir gün radyodan duydukları bir anonsla değişir. Bekleyişle birlikte geçmişin hatıraları yeniden canlanır.
Beyoğlu’nun tarihi atmosferinde başlayacak olan oyun, prömiyerin ardından İstanbul’un yanı sıra Ankara, Bursa, Tekirdağ ve Eskişehir’de de seyirciyle buluşacak.